top of page

Deprem ve Kırsal Alanlarda Afetlere Dirençli Eğitim-Öğretim

  • Yazarın fotoğrafı: hparca5
    hparca5
  • 8 Mar 2023
  • 4 dakikada okunur

KIRKYOL KIRSALDA KALKINMA KOOPERATİFİ

DEPREM VE KIRSAL BİLGİLENDİRME DİZİSİ - I


Deprem ve Kırsal Alanlarda Afetlere Dirençli Eğitim-Öğretim


Ülkemiz 11 ili etkisi altına alan depremlerle yasa boğuldu. Yaşanan doğal afet, felaketle sonuçlanarak bölgedeki tüm yaşamı alt üst etti. Diğer tüm yaşam alanları olduğu gibi eğitim-öğretim süreçleri de kesintiye uğradı.


Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından Gaziantep, Malatya, Diyarbakır, Kilis, Şanlıurfa, Adıyaman, Osmaniye, Adana, Hatay ve Kahramanmaraş başta olmak üzere 81 ilde eğitim öğretime ara verilmişti. 71 ilde okullar 20 Şubat 2023, Pazartesi günü açılırken depremden etkilenen diğer illerde ise eğitime kademeli olarak açılacağı Milli Eğitim Bakanlığı-MEB tarafından açıklandı.


Eğitim-öğretime ara verilen deprem bölgesinde toplam 12 bin 550 okulda; 3 milyon 646 bin 59 öğrenci bulunmaktadır. 217 bin 246 öğrencinin istedikleri kentlere nakil işlemi yapılmıştır. Bölgede görev yapan öğretmen sayısı ise 209 bin 719’dur.


Depremin olduğu illerde okul binalarının durumu hakkında MEB’in açıklamasına göre 20 bin 688 eğitim kurumu binasının 23’ü yıkılmıştır, 83 bina ise ağır hasarlıdır. Yüzlerce okul zarar görmüştür, kırsalda/köylerde az da olsa açık bulunan bir çok okulda depremden zarar görmüş veya yıkılmıştır.


Ancak tüm yaşam ve sorun alanlarında olduğu gibi, eğitim alanındaki tespit ve önlemlerde de kentsel alanların esas alındığı göze çarpmaktadır. Kırsal alanlara özgü eğitimsel sorunlar gündeme gelmemektedir. Oysa deprem, kırsal eğitimin kronikleşmiş erişim, üst eğitime geçiş, akademik başarı, taşımalı eğitim, öğretmen eksikliği gibi sorunlarını hem derinleştirmiş hem de bu sorunlara yenilerini eklemiştir.

Bölgede yaklaşık 5 bin köy (kırsal mahalleler dahil) bulunmakta ve 2.5 milyona yakın nüfus yaşamaktadır.


Deprem illerinin 7’si (Adana, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya) Büyükşehir Belediyesi statüsündedir. 12.11.2012 tarihinde TBMM tarafından kabul edilen 6360 Sayılı Kanun Büyükşehir Belediye statüsüne geçen bu illerde bu tarihten itibaren kırsal alan statüsü kaldırılmıştır. Bu değişikliğe rağmen büyükşehir olan illerde kırsal alanlardaki nüfus azalsa da batıdaki illere göre nüfusun yoğunluğu daha fazladır. Ve, halen nüfusun en az %25’i kırsalda yaşamını sürdürmektedir. Bu düzenlemeler çerçevesinde büyükşehir olmayan Adıyaman, Osmaniye ve Kilis illerindeki kent ve kır nüfus ve oranları sırasıyla %72- 28; %79- % 21 % 79- % 21’dir. Bu verilerden hareketle deprem bölgesindeki kırsal alanlarda özellikle de köylerde, kasabalarda, kırsal mahallelerde eğitim-öğretimin başlaması için acil önlemler gerekmektedir. Burada şunu da hemen belirtmek gerekir ki, kaç köy-kasaba okulu açık, kaç öğrenci okula erişemiyor, en çok nelere gereksinim duyulduğu konusunda yeterinde bilgi, veri bulunmamaktadır. Deprem bölgesinde kırsalda eğitim-öğretimin yeniden canlanması, öğrencilerin okula devam edebilmesi şu önerilerin dikkate alınmasını önemsemekteyiz;


1. Yıkımın ve etkilenmenin derecesi, yerleşim alanlarına göre farklılaşmaktadır. Bu anlamda öncelikle okul bulunan köylerde, kasabalarda, kırsal mahallelerde durum ve acil ihtiyaç tespiti yapılmalıdır. Hasarsız okulların olduğu yerleşimlerde eğitim süreci psiko-sosyal destek ekseninde yürütülmelidir. Hasarlı okullar yeniden yapılana kadar okulu bulunmayan kırsal yerleşimler de dâhil olmak üzere konteyner sınıflarda eğitim-öğretim hizmeti sürdürülmelidir. Unutulmamalıdır ki nitelikli ve herkes için erişilebilir bir eğitim, çocukların deprem korkusunu yenerek normalleşmeleri demokratik toplumun ve sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Aksi takdirde zaten çok açılmış olan nitelik makası daha da açılacaktır.

2. Bu süreçte çocuklar ailelerinden uzak kalmakta zorlanabilirler. Bu nedenle mümkün olduğu sürece çocuklar başka yerleşimlerdeki okula değil, olanaklar ölçüsünde okul çocuklara taşınmalıdır. Bu anlamda kırsal yerleşimlerde öğretmenlerin barınabileceği konteyner evler hazırlamak uygun olacaktır. Bu, mümkün değilse, günlük olarak öğrenciler başka yerlerdeki okullara değil, öğretmenler köye taşınmalıdır.

3. Okul öncesi eğitime erişememiş kırsaldaki çocukları bu süreçte okullaştırmak önem taşımaktadır. Çünkü depremin aile üzerindeki etkisinin çocuklara yansımasını minimize etmek ve çocuğun psikolojik ve diğer alanlardaki gelişimini ilerletmek açısından çocukların okullaştırılması gerekir. Öncesinde okul bulunup bulunmamasına bakılmadan depremden etkilenen tüm kırsal yerleşimlerde okul öncesi çocuklar için konteyner sınıflar oluşturulmalıdır.

4. Öte yandan okul öncesi eğitim olanaklarının genişletilmesinin deprem sonrası yaraların sarılması sürecinde kadının toplumsal yaşama katılmasını kolaylaştırmak için “kadının güçlendirilmesini sağlayacak psikolojik, ekonomik destekler” üzerinde durulmalıdır. .

5. Çocuk işçiliği evrensel ve iç hukuk kurallarına göre yasaktır. Fakat depremde yoksullaşan aileler çocuklarını çalıştırmak zorunda kalabilir. Bu çocukların önemli bir kısmı ya okulu terk etmeye yönelecek ya da okulu çalışma yaşamı ile birlikte sürdürmeye çalışacaktır. Bu çocuklar için ailelere özel desteklerde bulunulmalıdır. Çocuklar üzerinden aileye sağlanan gelir en azından bu dönemde ailelere tazmin edilmeli ve destekte bulunulmalıdır.

6. Deprem mağduru öğrencilerin eğitim ve öğretim araçlarının, ulaşım giderlerinin tamamı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanmalıdır.

7. Bölgedeki öğretmenlerin yaşadıkları ağır travmadan sonra görevlerine devam edebilmeleri oldukça güç olacaktır. Bunun için öğretmenlere psikolojik destek hizmetleri sunulması gerekir. Bölgeden ayrılmak isteyen öğretmenlere kolaylık sağlanmalıdır. Kırsal yerleşimlerde görev almak isteyenler için yurt çapında bir kampanya örgütlenmeli ve gönüllü öğretmenler öncellikle atanmalıdır. Öğretmenler için kırsal yerleşimlerde görev yapmayı özendiren teşvik programları hazırlanmalıdır.

8. Bu süreçte eğitim-öğretim hakkının güvence altına alınabilmesi için ihtiyaç duyan çocuklara yönelik destek politikaları geliştirilmeli/ aileleri de içeren bir biçimde “rehberlik ve danışma hizmetleri güçlendirilerek” etkin bir izleme sistemi kurulmalıdır. Çocuk işçiliğinin önlenmesi ve bölgede oldukça yoğun yaşayan mevsimlik tarım işçilerinin çocukları için onların ihtiyaçlarına uyarlanmış ve onlara özgü yeni sosyal politikalara gereksinim bulunmaktadır. Örneğin okullarda öğle yemeği uygulamasının yaygınlaştırılması çocukların bu süreçte sağlıklı beslenmelerine katkı sağlayabilir.

9. Deprem sonrası kırsal yerleşimlerde açılacak konteynır okullarda eğitimin öncelikli işlevinin çocukların okulda sosyalleşmeleri yoluyla travmalarından kurtulması, deprem korkusunu yenerek normalleşmesi olması gerektiğinden, buralarda çalışacak öğretmenlere kapsayıcı eğitim ve farklı gruplarla çalışmayı içeren öğretim programları hakkında hizmet içi eğitim verilmeli, gerekirse eğitimlerin ilk başında öğretmenlerle birlikte rehberlik ve psikolojik danışma uzmanları ve psikologların ortak çalışması sağlanmalıdır.

10.Sınavların eğitim sistemi içindeki önemi göz önünde bulundurularak kırsal alanda yaşayıp LGS sınavına girecek öğrenciler için gerekli destek sağlanmalıdır.

11.OECD tarafından en son yayınlanan rapora göre Türkiye kırsal-kentsel eğitim olanakları farklılığı verilerinde son sırada yer almaktadır. Yani, makasın en yüksek olduğu ülkedir. Bu makasın kırsal aleyhine daha da açılmaması için eğitim-öğretime sadece fiziksel açıdan değil nitelik açısından da önem verilmesi eğitim-öğretimde fırsat eşitliği ve adaleti açsından önemlidir.

12.Kırsal yerleşimlerdeki bütün eğitim-öğretim kurumlarının, fiziki mekânların bundan sonra tüm afetlere dayalı bir biçimde yapılması, öğrencilere afetler konusunda detaylı bilgilerin uygulamalı olarak verilmesi, öğretmenlerin ve yöneticilerin bu konuda eğitsel donanımlarının sağlanması “afetlere dirençli eğitim” açısından önem taşımaktadır.




Kamuoyuna saygıyla duyurulur.



KIRKYOL KIRSAL KALKINMA KOOPERATİFİ

 
 
 

Yorumlar


©2022 by Kırkyol.

bottom of page